{
    "issueRecord": {
        "header": {
            "identifier": "oai:https:\/\/www.adeddergi.com\/:sayi\/68a8bea2f29cf",
            "datestamp": "2021-11-30"
        },
        "metadata": {
            "title": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi, Cilt: 5 Sayı: 3",
            "creator": "",
            "subject": "",
            "description": "",
            "publisher": "Prof. Dr. Mehmet Özdemir",
            "date": "2021-11-30",
            "type": "Journal Issue",
            "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/sayi\/68a8bea2f29cf",
            "language": "tr",
            "rights": "Creative Commons"
        }
    },
    "articles": [
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8beb768630",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Zamanın Ruhundan Anlatıcının Tasarımına Katmanlaşan Kahraman: Köroğlu",
                "creator": " Mustafa Arslan",
                "subject": null,
                "description": "Kültür araştırmalarında tarihsel süreçteki etkileşim, değişim ve dönüşümlerin oluşturduğu farklı etkinlik ve işlevlerin dikkate sunulması hedeflerden biridir. Sözlü kültür ürünlerinin üretildiği zamana bağlı olmak yanında bilinçten bilince taşınarak varlığını sürdürdüğü bir yapıdan söz etmek mümkündür. Toplumun ve onu oluşturan bireylerin zihinsel akış halindeki veya yaşanan zamanda ürettiği\/üretilen kültür unsurlarıyla ilişkisi, döneme ilişkin şartların etkisiyle de biçimlenir. Dönemi etki altına alan “zamanın ruhu” kavramı, geleneksel bilginin toplum içindeki dolaşımını sağlayan anlatıcı tipleri de etkiler. Bu bağlamda halk anlatılarını önceki nesillerden alıp kendi zamanında yaşatan ve geleceğe aktarılmasında önemli bir işlev üstlenmiş olan anlatıcı tiplerin de, zamanın ruhunun etkisinde kaldığını söylemek mümkündür. Buna bağlı olarak anlatıcıların anlatılar üzerinden yansıttığı farklı kodlamalar, metinlerin değişimi-dönüşümü ve katmanlaşması yanında kahraman tiplerin değişimi-dönüşümü ve katmanlaşmasını beraberinde getirmiştir. Bu noktada zamanın ruhu ve anlatıcının tasarımı ilişkiselliği temel alınarak kahraman ve özelliklerini farklı bir zemin üzerinden değerlendirmek imkânı doğar. Kahraman Köroğlu ve anlatıları da, bu bağlamdaki olgusal durumun en açık verilerine sahiptir. Bu sebeple makalede, zamanın ruhunun değişimine bağlı olarak anlatıcının zihinsel kodlamalarının değişiminden tasarımlanan Köroğlu’nun, anlatı kahramanı olarak katmanlaşan yapısı ve özellikleri ele alınmış ve değerlendirilmiştir.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8beb768630",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8beb86095a",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Deli Dumrul Anti-kahraman Olabilir mİ?",
                "creator": " Gonca Kuzay Demi̇r",
                "subject": null,
                "description": "Dede Korkut Kitabı’ndaki anlatmalar üzerine günümüze kadar oldukça önemli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların büyük bir çoğunluğu anlatmaların yapısal analizi üzerine kurgulanmış; anlatmalarda vurgulanan toplumsal birlik ve bütünlüğün sağlanışı farklı kahramanların maceraları ile çözümlenmiştir. Çalışmaların bir kısmı ise özellikle Dede Korkut anlatmalarındaki kahraman tiplerine yoğunlaşmıştır. Dede Korkut’un yiğitlerinin korkusuz, adaletli, cesur, akıllı ve zeki gibi bir dizi olumlu sıfatla anılan Türk destanlarında karşılaştığımız alp tipi kahraman tipolojisine uyum sağladığı tespit edilmiştir. Günümüze kadar elde edilen on üç anlatma içinde yalnızca Duha Koca Oğlu Deli Dumrul anlatmasında kahraman tipinin farklılık gösterdiği ortaya konulmuştur. Bireysel bir olayın ele alındığı anlatmanın, farklılık arz eden içerik ve yapı özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu makalede; Deli Dumrul’un kahraman tipolojisi çözümlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada öncelikle Dede Korkut anlatmalarındaki alp tipinin özellikleri verilmiş, daha sonra Duha Koca Oğlu Deli Dumrul anlatmasını farklı kılan özellikler belirlenmiş, Deli Dumrul’un geleneksel kahraman tipolojisinden ayrılan yönleri tartışılarak Deli Dumrul’un anti-kahraman olarak kabul edilip edilemeyeceği tartışılmıştır. Çalışmanın sonunda kahraman tipoloji çözümlemesi bakımından; Deli Dumrul’un Dede Korkut anlatmaları içerisindeki varlığı işlevsel olarak çözümlenmeye çalışılmıştır.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8beb86095a",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8beb960e12",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Battal Gazi Destanı&#039;nda Kahraman ve Kozmos İlişkisi Üzerine Bir İnceleme",
                "creator": " Nagihan Baysal Yurdakul",
                "subject": null,
                "description": "İnsanoğlu varlığının ilk gününden bugüne dek kendini ve çevresini özel hissetmek, kendine özel alan yaratmak ve doğa üzerinde hakimiyet elde edebilmek için yaratıcı güçle arasında bir yakınlık ve bağ kurmak istemiştir. Düzenli ve refah içerisindeki hayatın yaratıcı gücün lütfuyla mümkün olduğu inanması, ilkel dönemlerden günümüze kadar gelmiştir. Bu inanma sonucunda insanoğlunun kutsanma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyaç nedeniyle kendine kutsal bir alan yaratma çabasında olan insanın meydana getirdiği ben ve öteki kavramları sosyal ve edebi hayat içerisine yerleşmiş ve bütün yaşam bu kavramların üzerine inşa edilmiştir. Makalede ilk olarak ben ve öteki kavramlarından hareketle doğan kaos ve kozmos olgusu açıklanmış, Türk kültüründe ve inanç sisteminde bu kavramların birlikte işleyişine değinilmiştir. Sonraki bölümde Türk kültüründe kahraman kavramı ile bu kavramın yarattığı algı ve kahraman ile kozmos arasındaki bağ ortaya konmuştur. Makalenin ana inceleme kısmında ise Battal Gazi Destanı örnekleminde, bu anlatmada yer alan olaylar üzerinden kahramanın kozmosun yaratılmasındaki rolü ve yeri üzerinde durulmuştur.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8beb960e12",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bebeb682b",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Kahramanın Cehenneme Yolculuğu: Altay Destanı Maaday Kara’da ve İlahi Komedya’da Cehennem Tasviri",
                "creator": " Yağmur Alkır",
                "subject": null,
                "description": "İnsanoğlunun en büyük merakı olan ölümden sonraki hayat, birçok din ve kültürde benzer motiflerle tasvir edilmiştir. Dinî metinler dışında, insan ruhunun gideceği yer ve dünyadaki davranışlarına göre ölüm sonrası yaşayacaklarının belirlenmesi üzerine tarih boyunca birçok edebî eser kaleme alınmıştır. Çalışmada insanın hangi dine ya da hangi kültürel daireye mensup olursa olsun ürettiği ve inandığı şeyin ortaklığı vurgulanmış, İlahi Komedya ile Altay Destanı Maaday Kara karşılaştırılmıştır. Dante’nin İlahi Komedya’sı bugüne kadar birçok farklı eserle karşılaştırılarak incelenmiştir. İlahi Komedya’da öte dünyaya olan yolculuğunun ilk seyahati olan Cehennem, dokuz kattan oluşmakta ve bu katlar günahlara göre sıralanmaktadır. Altay Destanı Maaday Kara ise ölümle savaşan ve onu yenen kahraman Kögüdey Mergen’in ölümü yenmesi için cehenneme yaptığı yolculuğu anlatmaktadır. Bu yolculukta görülmektedir ki cehennem dokuz katlıdır ve katlar günahlara göre sıralanmaktadır. Bu çalışmanın amacı iki eserin öte dünyayla ilgili motiflerini tespit ederek insanlığın ortak algısında bulunan cehennem kavramını incelemektir. Her iki eser de kahramanını cehennemde yolculuğa çıkarır ve insanlığın ortak cehennem ve günah algısını ortaya koyar. Farklı inançlara ve dönemlere ait olmalarına rağmen insanlığın öteki yaşamla ilgili sorularının cevaplarını vermesi bakımından benzer olan bu eserler, ait olduğu topluma hayatı nasıl yaşaması gerektiğini öğütleyen yol gösterici nitelikte ürünlerdir.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bebeb682b",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bec400d3a",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Halife Hz. Ali ile Cenknâme Kahramanı Hz. Ali Arasında Mitik Dönüşüm",
                "creator": " Tuğçe Erdal",
                "subject": null,
                "description": "Tarihi 13. yüzyıla dayanan Hz. Ali cenknâmeleri Türk halk edebiyatının önemli kaynaklarından biridir. Türk edebiyatına Arap ve Fars edebiyatından geçmiştir. Özellikle İranlılar tarafından yazılan Hz. Ali hakkındaki hikâyeler zamanla yaygınlaşmış ve epeyce beğenilmiştir. Cenknâme ve benzeri eserler Hayber Kalesi'nin fethinden sonra yazılmaya başlanmış ve bir gelenek halinde yüzyıllarca devam etmiştir. Türklerin cenknâme yazma geleneğine katkıları oldukça fazladır. Hatta cenknâmelere gösterilen ilgi büyük ölçüde Türklerin cenknâme geleneğinde ilerlemesiyle artmıştır.598-661 yılları arasında 63 sene yaşayan ve İslam'ın temsilcisi ve tebliğcisi olan Hz. Ali, hem Şiîler hem de Sünnîler tarafından saygı ve hürmetle anılan bir halife olmuştur. Bu itibarla bütün cenknâmelerde Hz. Ali'nin kahramanlık, cesaret, dürüstlük ve mertlik gibi vasıfları ön plana çıkarılarak işlenmiştir. Anadolu fethedildikten sonra bu şehirlerde gelişmeye başlayan cenknâme geleneğinde konu edilen Hz. Ali, sadece Alevî-Bektaşî ediplerce yüceltilmemiş, Sünnîler tarafından da aynı şekilde büyük bir kahraman olarak kabul görmüştür. Hz. Ali'nin dış görünüşü itibariyle çevresindeki insanları kendisine hayran bıraktığı, özellikle de ejderha gibi olağanüstü varlıklarla mücadelesinin anlatıldığı hikâyelerdeki heybetli tasviri ile halk muhayyilesinde bir kahraman olarak yaşadığı görülmektedir. Bu nedenle makalede halife ve Alevi-Bektaşi inancının imamı olan Hz. Ali’nin tarihi kimlikten mitolojik kimliğe dönüşümü ile göstermiş olduğu olağanüstü kahramanlıklar, yazıldığı dönemlerin sosyal ve kültürel anlayışını hissettiren metinler olan cenknâmelerden faydalanılarak çözümlenmiş ve Hz. Ali’nin bir kahraman olarak geçirdiği dönüşüme dikkat çekilmiştir.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bec400d3a",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bec9415de",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Toplumsallaştırılmış Cinsiyet Rolleri Bağlamında Keloğlan Masallarının Kadın Kahramanları",
                "creator": " Uğur Başaran",
                "subject": null,
                "description": "Temel olarak toplumsal hiyerarşide kadınlık ve erkeklik rol ve sorumlulukları ile buna bağlı konular üzerine bina edilen toplumsal cinsiyet çalışmaları, 21. yüzyıldan sonra önemi giderek artan, özellikle de son yıllarda popüler hale gelen bir disiplindir. Her ne kadar çalışma nesnesi olarak erkeğin adı da zikredilse, toplumsal cinsiyet çalışmaları daha çok kadın odaklı çalışmaları kapsamaktadır. Gerek ülkemizde, gerekse dünyada kadının toplumsal nosyonunun tarihsel süreç içerisinde değişime uğraması, beraberinde kadın erkek eşitliğinin\/eşitsizliğinin daha çok gündeme gelmesini \/ tartışılmasını getirmiştir. Bu da, toplumsal cinsiyet çalışmalarını beslemekle birlikte feminizm vb. gibi iddialı ve bir o kadar da taraftar bulan akımların doğmasına vesile olmuştur. Bilhassa iş hayatına atılarak aile ekonomisinde kadının da söz sahibi olması, okuryazar oranında kadının lehine gelişen yükseliş söz konusu durumun doğmasını kolaylaştıran etmenler arasında sayılabilir.Bu makalede, yukarıda kısaca değinilen toplumsal cinsiyet çalışmaları bağlamında Türk masal külliyatı içinde önemli bir yeri olan Keloğlan masallarının kadın kahramanları incelenmiştir. Makalede incelenen masallar, Naki Tezel’in “Türk Masalları” isimli eserinden alınmıştır. Kitaptaki 12 Keloğlan masalında yer alan bütün kadın kahramanlar, “cinsiyet rolleri”, “iktidar-kadın ilişkisi” ve “hegemonik söylem bağlamında kadınlar” alt başlıklarında değerlendirilmiştir. İnceleme neticesinde kadınların gerçek hayattaki genel statü ve değerleriyle, Keloğlan masallarındaki statü ve değerlerinin paralellik arz ettiği ortaya çıkmıştır. ",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bec9415de",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bed0797b2",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Kadın Kahramanların İzinde Türk Destanları",
                "creator": " Derya Ozcan",
                "subject": null,
                "description": "Destanlar, eski ve köklü uygarlıkların bağımsızlıklarını kurma mücadeleleri döneminde ortaya çıkan kahramanlık konulu anlatılardır. Destan çağını yaşayan ulusların gösterdiği hayatta kalma gayreti, yaşadıkları çağdaki en önemli özelliğin kahramanlık olmasını zorunlu kılar. Bu noktada destan kahramanlarında cesaret, alplık ve güç aranan temel niteliklerdir. Erkeğin fiziksel gücüne ihtiyaç duyulan bu kahramanlık çağlarında, destanlarda kadınların da destan kahramanı olacak nitelikte kahramanlık ve cesaret gösterdikleri örnekler bulunmaktadır. Bir kadının tarihin eski çağlarından itibaren bir orduyu yönetecek, ulusunu kurtaracak kadar kahramanlık gösterebilmesi toplumsal yaşama dair fikir vermesi bakımından son derece kıymetlidir. Geleneğin ve kültürün aktarımında ortaya çıktıkları çağ itibariyle oldukça önemli bir yeri olan destanlar, kadın kahramanların var oluş mücadelesi açısından da okunmalıdır. Kadınlık ve erkeklik bilgisinin bir destan metninde işlenişi toplumsal kimliklerin oluşması ve sürdürülmesi bakımından ipuçları taşımaktadır. Bu noktada çalışmanın amacı, Türk dünyası destancılık geleneğinin önemli eserleri başta olmak üzere, destanlardaki kadın kahramanların kadın kimliği ile esere nasıl yansıtıldıkları, hangi konumlarda oldukları, merkezi kahraman veya erkek kahramana yardımcı rollerde oluşları bakımından değerlendirilmeleridir.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bed0797b2",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bed59d3fc",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Uygur Destan Dünyasının Kadın Kahramanları",
                "creator": " Erhan Solmaz",
                "subject": null,
                "description": "Anlatmaya dayalı edebî eserlerin önemli bir parçası olan kahraman, tahkiyeyi şekillendiren unsurların başında gelir. Kahraman, destanlarda merkezi bir rol oynar. Doğumu, ad alması, silah ve binit sahibi olması, mücadelesi ve nihayetinde de ölümü olağanüstülükler taşır. Kahramanın etrafında şekillenen bu safhalar aynı zamanda yaratıldığı ve mensubu olduğu toplumun insan, dünya, yaşam ve mücadele anlayışını yansıtır. Bir anlamda kahramanı çözümlemek demek, sadece yaratmanın yapısal çözümlemesini yapmak değil; aynı zamanda yaratıldığı toplumun kültürel kodlarını tanımlamak anlamına gelir. Bu bağlamda ele alındığında destanlar ve kahramanları; bu çalışma özelinde de bilhassa kadın kahramanlar, mensubu oldukları toplumun kadın algısını ve kadına karşı bakış açılarına dair de önemli veriler sunar. Bu verilerin değerlendirilmesi toplumların değişim ve dönüşüm süreçlerinin daha yakından tanınmasına olanak sağlar. Bunun yanında da destan gibi kahramanın idealize edildiği metinlerin toplum-insan ölçeğindeki yansımalarını göstermesi bakımından önemlidir.Temel amacımızın Uygur toplumunun ürettiği destanlardaki kadın kahramanların destanlardaki rollerini tespit etmek olduğu çalışmamızda toplumsal cinsiyet çıktısı yapılmamıştır. Bu çalışmada ilk olarak Uygur destan geleneğinden bahsedilecek, ardından da inceleme konusu olarak belirlediğimiz destanlardaki kadın kahramanlar metinlerdeki eylem alanlarına göre tasnif edilmiştir. Bununla birlikte kadın kahramanların destanlar içindeki eylemleri ve ait oldukları toplumdaki konumları çalışmada incelenmiş, sonuç bölümünde de elde edilen veriler ışığında değerlendirmelerde bulunulmuştur.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bed59d3fc",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bedf19afc",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Kiziroğlu Mu, Mısıroğlu Mu? Hasım Mı, Hısım Mı? Köroğlu’nun Anadolu ve İran Türkleri Anlatmalarında Bir Kahramanın İsim ve Rol Karmaşası",
                "creator": " Fazıl Özdamar",
                "subject": null,
                "description": "Türk Dünyası adı verilen büyük coğrafyada başta Oğuz Türkleri olmak üzere Kıpçak ve Karluk gruplarında ve bu Türk gruplarıyla siyasi ve kültürel ilişkide bulunmuş komşu milletlerin anlatı geleneklerinde görülen ve bu denli geniş bir coğrafyaya yayılan tek destan Köroğlu’dur. Türk lehçelerinde kör kişinin oğlu anlamına gelen Köroğlu ya da mezarın oğlu anlamındaki Goroğlu kelimeleriyle adlandırılan bir kahramanın etrafında teşekkül eden Köroğlu Destanı’nda, etrafında topladığı Delileriyle\/Keleşleriyle birlikte Çamlıbel’de bir düzen kuran Köroğlu’nun, hem kendisinin hem de Delilerinin Çamlıbel dışındaki dünyaya seferleri anlatılmaktadır.Bu inceleme Anadolu ve İran Türkleri anlatmaları temelinde söz konusu destanın bir kahramanı olan Mustafa Bey’le sınırlandırılmıştır. Destanın Anadolu varyantlarında bazen Köroğlu’nun “hısmı”; bazense “hasmı” olarak geçen ve sadece Kiziroğlu namıyla anılan Mustafa Bey, İran Türkleri anlatmalarında Kiziroğlu namı dışında Kahire Paşası Mısıroğlu ya da Teke Türkmenli namıyla anılmakta ve Anadolu’da olduğu gibi bu bölgedeki anlatmalarda da Mustafa Bey, Köroğlu’nun bazen “hısmı” bazen de “hasmı” durumundadır.Bu bağlamda incelemede Köroğlu Destanı’nın çeşitli kollarında Kiziroğlu ve Mısıroğlu namlarıyla anılan Mustafa Bey’in, hem adındaki hem rolündeki hem de hüküm sürdüğü bölgedeki karmaşa, söz konusu destanın Anadolu ve İran metinleri örnekleminde ele alınacaktır.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bedf19afc",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bee228af2",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Geleneksel Anlatmadan Parodiye Kahramanın Dönüşümü ve Kurgunun Yeniden Yaratımı: “Bamsı Beyrek” Filmi Örneği",
                "creator": " Gökçe Emeç Yücesoy",
                "subject": null,
                "description": "Halk bilgisi ürünlerinin doğduğu ve aktarıldığı kültür ortamları incelendiğinde üç kültür ortamından söz etmek mümkündür. Bu kültür ortamları birincil sözlü kültür ortamı, yazılı kültür ortamı ve ikincil sözlü kültür ortamıdır. Halk bilgisi ürünlerinin değişime açık yapısı, onların bu kültür ortamları arasında geçiş yapmalarına olanak sağlamış; birincil sözlü kültür ortamında doğan bir yaratmanın, ikincil\/ elektronik sözlü kültür ortamında aktarılmasının önü açılmıştır. Teknolojinin gelişmesi, bilgi aktarımında medyanın ortaya çıkması ve etkin bir biçimde kullanılır hale gelmesi, kültürün aktarımındaki araçları da etkilemiştir.Sözlü kültür ortamında yaratıldığı düşünülen ve günümüze yazılı olarak gelmiş olan Dede Korkut anlatmaları Türk kültürü için oldukça önemli bir yere sahiptir. Dede Korkut anlatmaları pek çok çağdaş edebî türe, tiyatroya, sinemaya, genel anlamıyla güzel sanatların diğer alanlarına da kaynak olmuştur. Senarist olarak tanıdığımız Burak Aksak, Dede Korkut anlatmalarını kendine has üslubuyla senaryolaştırmış ve izleyicilere sunmuştur. Aksak, 2017 yılında Dede Korkut anlatmalarından “Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması”, “Kam Püre oğlu Bamsı Beyrek” ve “Duha Koca oğlu Deli Dumrul” anlatmalarını “Salur Kazan: Zoraki Kahraman”, “Bamsı Beyrek” ve “Deli Dumrul” adlarıyla sinemaya uyarlamıştır. Dede Korkut anlatmalarını sinemaya uyarlarken mizahi bir üslupla metinleri yeniden yazmış, yeniden yazım sürecinde absürt parodiden yararlanmıştır. Çalışmamızda bazı araştırmacıların halk hikâyesi, bazı araştırmacıların ise destan özelliği gösterdiğini belirttikleri Bamsı Beyrek anlatması odak noktamız olacaktır. “Bamsı Beyrek” sinema filminde kahramanın dönüşümü anlatı metniyle karşılaştırılarak metinlerarası ilişkiler bağlamında metin merkezli yaklaşımla değerlendirilecektir. Ayrıca senaristin metne dâhil ettiği mizahi unsurlar parodi ve anakronizm çerçevesinde ele alınacaktır.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bee228af2",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bee77b010",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Azerbaycan Türklerinin Atasözlerinde “Yiğit (Kahraman)” Kavramı",
                "creator": " Seçkin Sarpkaya",
                "subject": null,
                "description": "Atasözleri bir toplumun geçmişten günümüze gözlemleriyle hayata dair her olgu ve kavrama dair görüşlerini içeren kısa ve etkin sözlü kültür ürünleridir. Atasözlerinde yaşamın evreleri, değerler, etik unsurlar başta olmak üzere birçok kavram yer alır ve atasözleri, toplumların bunlara yönelik görüşlerinin yapısını ortaya koyar. Türk kültüründe önemli kavramlardan biri yiğitliktir ve yiğitlikle ilgili düşünceler ve ifadeler Türk Dünyası atasözlerinde geniş yere sahiptir. Biz bu makalede Türk kültürü için önemli kavramlardan biri olan kahramanlık kavramını Azerbaycan Türklerinin atasözleri örnekleminde inceledik. Makalede ilk olarak atasözü türünün içerik özellikleri ve kavram kategorileri hakkında kısa bilgi verdik. Devamında Azerbaycan Türklerinin atasözleriyle ilgili kısa bilgi verip Azerbaycan Türklerine ait atasözlerinden hareketle “yiğit (kahraman)” kavramının özelliklerini ele alıp inceledik. Bu incelemede “yiğit” ifadesini içeren belli sayıda atasözünü içerik analiziyle ele aldık. Atasözlerini yiğit ve savaşçılığı, yiğit ve sahip olması gereken özellikler, yiğit ve aile, yiğit ve nam, yiğit ve at başlıklarıyla inceledik. Sonuç olarak Azerbaycan Türklerinin atasözlerinde “yiğit” kavramının özelliklerini ve kahraman kalıbını belirledik.",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bee77b010",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        },
        {
            "header": {
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bef0cfb49",
                "datestamp": "2025-01-15"
            },
            "metadata": {
                "title": "Dolgan Destancılık Geleneği ve Dolgan Destanlarındaki Farklı Bir Kahraman: Atın Oğlu Atalamii Bahadır",
                "creator": " Muvaffak Duranlı",
                "subject": null,
                "description": "Destan metninin en belirgin özelliği, toplumun bütün olumlu değer yargılarını taşıyan, bir “rol model” niteliğinde algılanabilecek olumlu bir baş kahraman içermesidir. Kahramanlık olgusunun geçmişte hemen hemen her toplumda erkekle özdeşleşmesinden dolayı destan kahramanlarının çoğu erkek kahramanlardan oluşsa da pek çok kültürde sınırlı sayıda kadın destan kahramanı da yer almaktadır. İster erkek ister kadın olsun kahraman, toplumunun inancı, yaşama biçimi ve olumlu kabul edilebilecek bütün değer yargıları ile bütünleşmiştir. O iyi, güçlü, sadık, adaletlidir. Onu tanımlayan her sıfat, destanı dinleyeni ve okuyanı etkileme amacına hizmet eder.Bu sıfatların etkileme düzeyi toplumun değer yargıları ile bağlantılı olduğu ölçüde artmaktadır. Kahraman soylu, zengin bir aileden olabileceği gibi, fakir, fakat önemsenen bir köke de sahip olabilir. Mitlerde tanrısal köklerle bağlantılı olan kahramanların varlığı söz konusuyken destanlarda da benzer şekilde kutsal bir hayvanın soyundan gelen kahramanlar vardır. Bu ise kahramanı insanüstü özelliklerle donatmanın bir yolu olarak değerlendirilebilir. Atın Oğlu Atalamii Bahadır adlı Dolgan destanında kahraman bir atın oğludur. Kahramanın kökünün bir insandan değil, bir attan gelmiş olması Dolgan inanç sistemi ile bağlantılıdır. Dolgan inanç sisteminde göre, Tanrı\/ Tanrıların yeryüzü için yarattıkları ilk canlı attır. Bu attan at- insan, ondan da insan yaratılmıştır. Bu makalede Dolganlar, Dolgan destan anlatıcılığı ve Dolganlar arasından farklı tarihlerde derlenmiş Atın Oğlu Atalamii Bahadır adlı destanın belirleyici özellikleri ve kahramanın mitolojik motiflerle nasıl güçlendirildiği ele alınacaktır.  ",
                "publisher": "Akadmeik Dil ve Edebiyat Dergisi",
                "date": "2021-11-30",
                "type": null,
                "identifier": "https:\/\/www.adeddergi.com\/makale\/68a8bef0cfb49",
                "language": "Türkçe",
                "rights": "Creative Commons"
            }
        }
    ]
}



